Oğluma Mektuplar

Canım Oğlum,

Geçenlerde bir cumartesi günü seninle Ataköy 5.kısımdaki oyun parkına gittik. Büyük olasılıkla ileride anımsayamayacağın ancak şu anda yaşamında önemli yeri olan basit plastikten yapılmış arabanı da almıştık yanımıza. Babaannenin -ki sen ona mani olarak sesleniyordun ilk konuşmaya başladığında- sana aldığı sarı kırmızı minik binek arabanla. Parkta küçük bir çocuk daha vardı. Sen yaşlarda ve senin gibi arabası olan. Çocuk önde gidiyordu arabasıyla ve sen sürekli onu takip ediyordun. O an anlamadığım bir nedenle ve anlayamadığını da düşünerek seni bir kenara çektim. Konuştuk.

“Oynamanı arabanla ve eğlenmeni anlıyorum ancak hep o çocuğu takip edersen o nereye giderse sen de oraya gidersin. Oysa ben senin gönlünün götürdüğü yere gitmeni isterim. Anladın mı?” dedim.

“Anladım” dedin.  Arabana bindin ve çocuğu takip etmeye devam ettin.

Çok küçüktün oğlum. Belki yaptığım yanlıştı. Ancak bilmelisin ki! Ben senin, istediğin yöne gitmeni arzularım. Takip eden değil, taklit edilen olmanı. Bağımsız , özgür. Yine de yaşamın sadece senin olduğunu unutmamaya çalışıyorum.

 

Sevgilerimle,

 

İstanbul 18/12/2006

You may also like...

1 Response

  1. ege dedi ki:

    babacım kesinlikle haklısın ama şunu bil ki bazen gönlüm çok zor yolları da seçebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir